Nilgün Serimoğlu Yazıları

Geçmişten Bir 23 Nisan ve Raşel ve Ben

Cennet’te kurtla kuzu dost olacak” diyenler, neden bu dünyada kuzuları birbirine düşman etmek istiyorsunuz birbirlerine? Renklerimiz, melemelerimiz farklı olsa bile hepimiz kuzuyuz ve kurtlara karşı birlik olmak zorundayız.

Çocukluğumu düşündüğüm zamanlar bazı tarihler özel önem taşıyor. O zamanlar çok mutlu bayramlarımız, dini bayramlar dışında milli bayramlarımız da vardı. Bu bayramlarda bu ülkede doğmuş ve Türk Milleti denen bütüne dâhil olduğumuz için mutlu olmamız gerektiği öğretilirdi bize. Mutlu olurduk da… Bayrağımızın altında hepimiz birdik. Andımızı hep birlikte okur, İstiklal Marşını hep bir ağızdan söylerdik,

23 Nisan lar ayrıca çocuk olmanın mutluluğunu tattırırdı tüm çocuklara.  En az bir ay öncesinden tören geçişinde nasıl bir kıyafet giyeceğimiz kararlaştırılır, mizansen provaları yapılırdı. Ekip ruhunu en iyi şekilde bu hazırlıklar sırasında öğrenirdik. Küçük ellerimizle renkli grapon kâğıtlarından kedi merdivenleri yapar, el işi kâğıtlarından desenler oyardık. Sınıflarımızı süslerken her tarafımız tutkala bulanır, annelerimiz bazen tutkalı temizleyemedikleri için saçımızı kesmek zorunda kalırlardı.

Bir de rontlar vardı… Küçük sınıfların küçük üyeleri olarak ritmik müzikler eşliğinde el ele tutuşur, döner, sayılı adımlar atarak selamlar verirdik. O rontlar sanat yaşamımızın ilk ciddi disiplin uyanışları olmuştur genellikle. Bazen aile büyükleri, yaşlı büyükanneler, büyükbabalar da dâhil olurdu adımların ezberlenme çabalarına.

Biraz daha büyüyünce şiir okuma olayı gelirdi gündeme. Ben ilkokul üçüncü sınıfta bu şansı yakalamıştım. “Yaprak daha yeşil, bulut daha ak…” diye başlayan şiiri ezberleyinceye kadar tüm ev halkı ve hatta komşular şiiri koro halinde okuyabilir hale gelmişti. Bayram gününe kadar uykumda bile bu mısraları sayıklıyordum. Söylemeden geçemeyeceğim; bütün bu kolektif çalışmalarına karşın bayramda yine de bir satırını unutmuş, şiir bittikten sonra ağlamıştım.

Çocuksu Bir Özveri

Yine bir 23 Nisan da kırmızı balonlular grubuna seçilmiştim. Taftadan kırmızı kabarık elbiseler giyiyor, kırmızı balonlar taşıyorduk. Başımızda da yine kırmızı parlak taşlarla süslü taçlarımız vardı. Kendimi bir masal prensesi gibi hissediyordum. Kıyafetimin ve kendimin güzelliğinden emin bir şekilde gururla yürüyordum. Ben sınıfın küçüklerinden olduğum için ön sıraya koymuşlardı beni.

Derken bir felaket oldu… Tam geçişin en önemli bölümüne, valinin oturduğu bölüme yaklaşmamıştık ki, benim balonum patladı. Tüm dünyam aynı o balon gibi sönmüştü. Düş kırıklığımı şu an bile çok canlı bir biçimde anımsıyorum.

Sonra çok önemli bir şey daha oldu; çarşıdaki Musevi kitapçının kızı olan Raşel arka sıradan bana doğru uzandı ve elindeki balonu bana verdi. Raşel sınıfın uzun boylularından olduğu için benden iki sıra daha arkadaydı. “Al, ben nasıl olsa arkadayım, beni fark etmezler ama seni hemen görürler” diyerek o kısa yaşamımdaki en büyük travmayı önledi. Ayrıca hiçbir zaman unutulmayacak bir yaşam dersi verdi hepimize.

Raşel ve ben etnik köken, ırk, din ayrımı konusunda bir fikre sahip değildik. Türkiye bizim vatanımız, ay yıldızlı bayrak bayrağımız, Atatürk bize Cumhuriyet’i armağan eden Atamızdı ve en önemlisi o da, ben de Türk tük.

Sınıfımızdaki ve mahallemizdeki Kürt çocuklarından Kürtçe kelimeler, cümleler öğrenirdik. “Navete Çiya Nilgün” Benim adım Nilgün demekti. İkinci bir dil bildikleri için çok özenirdim onlara. Bu artılar dışında da hiçbir fark yoktu aramızda. Annemin Rum terzisi Bayan Niça onun en can arkadaşlarındandı aynı zamanda. Ben ve kardeşim o ailenin çocuklarıyla oynar, sık sık Bayan Niça’nın yaptığı özel böreklerden yerdik. Bazen de bizim bahçede annemin meyve ezmelerini dondurarak yaptığı dondurmalardan yerdik. Onların da ikinci bir dilleri vardı ve bu bana çok güzel bir ayrıcalık olarak geliyordu.

Bayan Niça, Raşel ve daha birçokları yani bizler yalnızca yolları aynı zaman ve mekânda kesişmiş olan insanlardık. Birbirimizle bir sorunumuz yoktu. Hepimiz bu yurdun insanı, hepimiz Türk tük.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir