Nilgün Serimoğlu Yazıları

Hüzünlü Simit

Bu gün yine İstiklal Caddesi’ndeyim. Etraf oldukça kalabalık… İnsanlar vitrinlere bakıyor, alışveriş yapıyor, o arada da durmadan bir şeyler yiyorlar. İstiklal Caddesi zaten bir yiyecek cenneti. Her taraf ucuzundan pahalısına restoran, kumpirci, hamburgerci vs ile dolu. Hiç birisi de boş değil.

Tam Balık Pazarı’na çıkan meydana gelmiştim ki, bir eski dost ilişti gözüme… Camekânlı, tekerlekli arabada sıra sıra dizilmiş İstanbul simidi… İstanbul’un yıllar yılı fakire, işsize, öğrenciye arka çıkmış, yoksula olsun, zengine olsun hiç ayırt etmeden bazen bir çay eşliğinde, bazen yalnız başına yaşamda mutlu bir parantez açtıran, yalnızlığını unutturan dost simit.

Ama şimdi o kadar mahzun görünüyor ki, hüzünlendim.  Biraz ötedeki simit sarayında sergilenen zengin kuzenlerine,  sokak kedilerinin ev kedilerine baktığı gibi imrenerek bakıyor sanki camekanlı arabadaki simitler.

Oysa nasıl da özenle hazırlanmış, susamlanmış, dizilmişler camekânın tepsisine. Hiç alıcı yok… Acaba ben mi gidip bir tane alsam diye düşünüyorum.

Sonunda biri yaklaştı simit alacak herhalde. Ne yazık ki, hayır… Yalnızca yol soruyor simitçiye;

  • Beşiktaş İskelesine nasıl gidebilirim?

Simitçi düş kırıklığına uğradığını belli etmeden içtenlikle yanıtlıyor.

  • Sen en iyisi Taksim’de Metro’ya git. Oradan “ finikliye “ biner, dosdoğru inersin Kabataş’a
  • Finikli mi? Nedir o?

Ben o arada dayanamayıp lafa giriyorum.

  • “ Finükiler “ demek istiyor. Metroya gidince görürsünüz zaten.

Sonra da “Güzel görünüyorlar” deyip bir simit alıyorum simitçiden. Ohh… Bu İstanbul simidi gerçekten çok güzel… İnşallah beni böyle yolda simit yerken tanıdıklar, öğrenciler falan görmez. Ama görseler de o kadar keyifli ki değer doğrusu.

Çok hızlı değişimler içerisindeyiz. Alıştığımız ve sevdiğimiz birçok şey biz farkına bile varmadan yok oluyor. Yeni oluşumlar tarafından öğütülüyor.

Bir süre sonra birçok şey gibi, sokaklarda satılan, sıcak sıcak evlerimize, kapılarımıza kadar gelen simit de anılarda kalacak. Sonra ki kuşaklar “ Beşlik simit gibi kurum kurum kurulmak” deyimini duyduklarında anlam veremeyecekler. Tarih olacak simit.

Bir zamanlar bir simit varmış….Öyle güzelmiş, öyle güzelmiş ki…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir