Şiirler ve Masallar Dünyamdan Esintiler

Parlak Göz

PARLAK GÖZ

Hadi parlak gözlü dostum ,uyan..!

Aç gözlerini… Artık bizim zamanımız.

Nöbet başladı… Sen ve ben gecenin bekçileri…

Konuşmalıyız, sohbet etmeli, arada bir de ağlamalıyız.

Bak! Güneş baba sesleniyor…”Ben gidiyorum evlat, uyan!

Öyle parla ki, insanlar ışığı unutmasın.  Karanlığı hafiflet “ diyor.

—————————————-

Penceremin önündeki elektrik direği…”.Parlak göz “ derim ben ona. Güneş ışıklarının vedasıyla açar gözlerini, bakınır. Ta ki… Yine onun  “ Ben geldim çocuğum buralardayım, uyu artık”  diyen dönüşüne kadar.

Sen şanslısın Parlak Göz. Senin beklediğin hep geldi, hep gelecek. Oysa ben ..? .Artık beklemiyorum bile… Çoktan unuttum kimi beklediğimi.  Gece nöbetleri alışkanlık oldu… Bir de sen varsın vefalı dost… Yıllardır hiç terk etmedin beni… Gece kâbuslarımda ışığınla okşadın beni… “Korkma, ışık varsa karanlık yok” dedin… İnandım sana… Bazen uyudum bile… Senin uyanık olduğunu, benim için de geceyi dinlediğini bilerek.

Bazen bir kadını anlattım sana…  Uzak geçmişte kalan, artık silikleşmiş gülüşüyle… Şu anda hiç anlayamadığım, çözemediğim bir kadını… Ve onun için birlikte ağladık seninle. Ve onu yine geçmişte bir yerlere gömdük…

O kadar kırılgan, o kadar narindi ki   “Hep senin ne işin var buralarda ?”    demek istedim ona… ” Anlamsız sevinçlerini de al ve git. Henüz çok cahilken, hiçbir şeyden haberin yokken bırak git. Olur ki birden uyanır, her şeyi olduğu gibi görürsün, duyarsın. Bak,  dayanamazsın o zaman. Gereksiz yere koparılmış bir kır çiçeğinin çığlığı ulaşır sana… Kimsesiz bir çocuk  “Anne! “ diye ağlar karanlıkta. Bir yavru kedi umutsuzca seslenir. Ve… Sen bunları duyarsın… Üstelik sadece duyarsın, yetemezsin…

Üstelik aşk ta kalmaz artık. Böylesi acıların olduğu yerde gereksiz bir lüks haline gelir aşk… Bir israf hatta… Ya güzellik? Hançerin ucundaki zehirdir güzellik. Yalnızca acını arttırır. Hani bir zamanlar aynalarda bulduğun güzellik… Aşk ve güzellik… İki vefasız dost. ..Yanlarına ümitleri de alıp giderler. Yalancı elma şekerleri bırakırlar sana. “

Ne yaparsın o zaman? …Elektrik direğiyle mi konuşursun..?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir