Nilgün Serimoğlu Yazıları

Sanatta Yozlaşma

Birkaç arkadaşımla Pazar günü deniz kıyısına indik. Boğazın her iki yanı böyle güzel günlerde insanla kaynar.Arabalar yolun kenarına park etmiş ,içindekilerin bazıları arabalarından çıkmadan denizi seyrediyorlar, seyyar satıcılardan alışveriş yapıyorlar. O arada arabaların camları ve kapıları açık olduğu için, araba teypleri çeşit çeşit müzik haykırıyor. Biz bir yandan haşlanmış mısırlarımızı kemirirken bir yandan iki yanımızdaki arabalardan gelen müzikleri dinliyoruz.

Önce bir arabadan eski bir şarkı yansıyor “Bir bahar akşamı rastladım size. Sevinçli bir telaş içindeydiniz. Derinden bakınca gözlerinize , neden başınızı öne eğdiniz” Sözlerdeki nezaket, incelik, yüreğe bastırılmış duygular, hatta aşk… Bizi hüzünle gülümsetiyor. Ne zarafet!   Diğeri hemen yanıtlıyor…   “Kıl oldum abi”  Gülüyoruz.  espri gibi geldi.

Dinlemeye devam ediyoruz. Bu sefer kulaklarımız bilinçli olarak açık. Arabalardan gelen müzikleri duymaya çalışıyoruz.  Birkaç rap tarzı  parçadan sonra…   “Yağma yağmur,  esme rüzgar , Yolda yolcum var benim Ve yine diğeri ekliyor   “ Anca gidersin”

          Bir arkadaşımız “ değişen aslında duygular değil. Anlatım stili” diyor.  Diğer birisi “ Eskiden insanlar birbirlerine karşı mesafeli ve kontrollü oldukları için duygular da mesafeli ve kontrollü idi. Şimdi ilişkilerde kurallar çok esnek, aşırı özgürlük var. Bir duygu derine inmeden yenisi başlıyor. Her tür insan ilişkisi artık çok yüzeysel. Sonuçta her şey davranışlara olduğu kadar sanata da yansıyor. Özellikle de müzik, günü gününe izlenen bir gösterge durumunda. Diyor.

Ben sanatta aşırı kalıplara, kısıtlamalara hiç sıcak bakmadım. Özgürlük daima iyidir. Ama, değer yargılarına sanatın doğrudan etkisi unutulmamalı. Eskiden müzikte prozodi diye bir şey vardı, estetik düşünülürdü. Türkçe iyi kullanılmaya çalışılırdı. Bir sofra, daha da iyisi iki sofra düşünün. Birinde beyaz örtüler, porselenler, çiçeklerle yemek sunuluyor. Diğerinde gazete serilip üzerine bir şeyler şöyle bir fırlatılıyor. İkincisinde de belki aç kalmayız ama, birincisinde ruhumuz da doyar. Dünya da anlamsız şarkı sözleri modası çoktan geçti. Son zamanlarda serbest bir üslup içerisinde de olsa, belli bir fikri, felsefesi olan şarkı sözleri yapılıyor. Aslında bizde de böyle bir akım var. Çok şükür ki var. Daha fazla anlamlı sözler içeren daha özenli müzikler dinlemeyi istiyoruz. Hem düşündüren, hem duygusal dünyamıza giden kapıları incitmeden açan düzeyli müzikler duyduğum zaman çok seviniyorum. Yeni yapıtlar bize eskileri özletmemeli. Aksine, onların daha üstünde, daha gelişmiş olmalı. Öncekilere yeni boyutlar ekleyerek gelişimi, sanatta da yakalamak gerekli.

 

Güzel bir günde güzel bir şarkıdan daha güzel ne olabilir ki…

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir